YOLCU VE YÜK TAŞIMACILIĞI FAALİYETİNDE GÖTÜRÜLÜK DERECESİNE İLİŞKİN GENEL YAZI
Tarih 17/04/1995
Sayı B.07.0.GEL.0.44/4412-1-20248
Kapsam  
 
T.C.
MALİYE BAKANLIĞI
Gelirler Genel Müdürlüğü



SAYI : B.07.0.GEL.0.44/4412-1-20248

KONU :



..............VALİLİĞİ
(Defterdarlık: Gelir Müdürlüğüne)

Bakanlığımıza intikal eden olaylardan yolcu ve yük taşımacılığı faaliyeti ile uğraşan mükelleflerin götürülük dereceleri ve 01.04.1995 tarihli ve 22245 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 95/6430 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı uygulaması ile ilgili olarak bazı tereddütlerin doğduğu anlaşılmış ve aşağıdaki açıklamaların yapılması gerekli görülmüştür.

Ayrıca, gerek bu konular ile ilgili 06.04.1995 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 183 seri no.lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinde belirtilen esasların ve gerekse aşağıda belirtilen hususların uygulanmasında, mükelleflerin faaliyette bulundukları yörelerin ekonomik özellikleri, iş yerlerinin durumu ve iş hacimlerinin dikkate alınacağı tabiidir.

1) Yolcu ve Yük Taşımacılığı Faaliyeti İle Uğraşan Götürü Usule Tabi Mükelleflerin İntibak Ettirileceği Götürülük Derecesi:

Bakanlığımıza intikal eden olaylardan yolcu ve yük taşımacılığı faaliyeti ile uğraşan
mükelleflerin intibak ettirildikleri dereceler konusunda uygulama birliğinin sağlanması amacıyla, aşağıda belirtilen esaslara göre işlem yapılması uygun görülmüştür.

a) Taksi İşletmelerinde:

Türkiye genelinde taksi işletmeciliği faaliyeti ile uğraşan mükellefler, 2 ve daha aşağı
derecelere intibak ettirilecektir.

Bu bakımdan İstanbul, Ankara ve İzmir illerinin büyükşehir belediye sınırları içinde faaliyette bulunan taksi işletmecilerinden; araçlarının yaşı 1-5 arasında olanların 2. dereceye, 6-11 arasında olanların da 3. dereceye intibak ettirilmesi uygun görülmüştür. Daha yaşlı araçlarla faaliyette bulunanlar ise, araçlarının yaşları dikkate alınarak daha düşük derecelere intibak ettirilebileceklerdir.

Yukarıda belirtilen illerin büyükşehir belediye sınırları dışında kalan yerler ile diğer illerde faaliyette bulunan taksi işletmecilerinde ise, bu araçların yaş grupları ve çalıştıkları il ve ilçelerin ekonomik özelliklerine göre 2 ve daha aşağı derecelere intibak ettirilmesi uygun görülmüştür.

Öte yandan, taksi-dolmuş işletmelerinde de yukarıda belirtilen esaslara göre ve çalışılan güzergahın durumu da dikkate alınarak 2 ve daha aşağı derecelere intibakları yapılacaktır.

b) Minibüs, Otobüs ve Benzeri İşletmelerde:

İstanbul, Ankara ve İzmir illerinin büyükşehir belediye sınırları içinde faaliyette bulunan minibüs işletmesi olan mükelleflerden; araçların yaşı 1-10 arasında olanlar 1. dereceye, 11 ve daha yukarı yaşta olanlar ise 2. dereceye intibak ettirileceklerdir.

Yukarıda belirtilen illerin büyükşehir belediye sınırları dışına kalan yerler ile diğer il ve ilçelerde minibüs, midibüs ve otobüslerin yaşları, yolcu taşıma kapasiteleri ve çalıştıkları yörenin özelliklerine göre gerekli derecelere intibakları yapılabilecektir.

Öğrenci veya personel taşımacılığı işi ile iştigal eden minibüs, midibüs ve otobüs işletmecilerinde ise araçların yaşları, kapasiteleri ve çalıştıkları okul, kreş ve diğer kurum ve kuruluşlara yapılan bu tür işlerin özellikleri dikkate alınarak derece intibakları yapılacaktır.

c) Yük Taşımacılığı Yapanlarda:

Türkiye genelinde yük taşımacılığı yapanlarda ise araçların yaş, istiap haddi ve faaliyette bulunulan yerin özelliklerine göre, aşağıda belirtilen şekilde derece intibakı yapılacaktır.
A r a c ı n
G ö t ü r ü l ü k D e r e c e s i
İstiap Haddi Yaşı İstanbul, Ankara ve İzmir Büyükşehir Belediye Sınırları İçinde Diğer Yerlerde
5001 kg ve daha yukarı 1-10 1 1 veya daha aşağı dereceler
5001 kg ve daha yukarı 11 ve daha yukarı 2 2 veya daha aşağı dereceler
1501-5000 kg 1-5 1 1 veya daha aşağı dereceler
1501-5000 kg 6-10 2 2 veya daha aşağı dereceler
1501-5000 kg 11 ve daha yukarı 3 3 veya daha aşağı dereceler
1500kg’a kadar olan 1-5 2 2 veya daha aşağı dereceler
1500kg’a kadar olan 6-10 3 3 veya daha aşağı dereceler
1500kg’a kadar olan 11 ve daha yukarı 4 4 ve 5 inci dereceler



1) Gıda Maddelerinin Seyyar Olarak veya Pazar Takibi Suretiyle Satışını
Yapanlar:

01.04.1995 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 95/6430 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile büyükşehir belediyesi olan illerin (Diyarbakır ve Erzurum hariç) mücavir alan sınırları da dahil olmak üzere büyükşehir belediye sınırları içinde emtia alım-satımı ile uğraşan mükellefler, 01.05.1995 tarihinden itibaren götürü vergilendirme usulu kapsamından çıkartılmış ve buna ilişkin açıklamalar 06.04.1995 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 183 seri no.lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinde yapılmıştır.

Bakanlığımıza intikal eden olaylardan; kendilerinin yetiştirdikleri zirai ürünleri seyyar olarak veya pazar takibi suretiyle satan çiftçilerle esnaf muaflığından yararlananların yukarıda belirtilen düzenlemeler karşısındaki durumlarında tereddüte düşüldüğü anlaşılmıştır.

Bunlar hakkında aşağıda belirtilen açıklamalara göre işlem yapılacaktır.

a) Çiftçilerin Kendi Ürünlerini Satışı:

193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 52 nci maddesinde zirai faaliyet; “arazide, deniz, göl ve nehirlerde, ekim, dikim, bakım, üretme, yetiştirme ve ıslah yollarıyla veyahut doğrudan doğruya tabiattan istifade etmek suretiyle nebat, orman, hayvan, balık ve bunların mahsullerinin istihsalini, avlanmasını avcıları ve yetiştiricileri tarafından bu mahsullerden sair bir şekilde faydalanılmasını ifade eder.” şeklinde tanımlanmış ve faaliyet sonucu istihsal olunan maddelere de mahsul denileceği açıklanmış bulunmaktadır.

Ayrıca, satışların dükkan ve mağaza açılarak yapılması halinde, mahsullerin dükkan ve mağazaya gelinceye kadar geçirdikleri safhaların zirai faaliyet safhasında kalacağı hükme bağlanmıştır.

Çiftçilerin ürettikleri zirai ürünleri mahalle aralarında veya pazar takibi suretiyle satmaları halinde, bu faaliyet de zirai faaliyetin bir parçası olup, ticari nitelikte sayılmaması gerekir.

Bu nedenle, münhasıran kendi ürettiği zirai ürünleri seyyar olarak veya pazar takibi suretiyle satanlar, çiftçi olmaları nedeniyle 95/6430 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı kapsamında değerlendirilmeyecektir.

b) Esnaf Muaflığından Yararlananların Durumu:

Gelir Vergisi Kanununun 9 uncu maddesinde esnaf muaflığından yararlanmaya ilişkin şartlar belirtilmiştir. Maddede, emtia ticareti ile uğraşanlardan, motorlu nakil vasıtası kullanmamak şartı ile gezici olarak yiyecek, giyecek ve bakkaliye maddelerini satanların da bu muaflıktan yararlanacakları hükme bağlanmıştır. Ancak, yiyecek, giyecek ve bakkaliye eşyasının pazar takibi suretiyle satışını mutat meslek haline getirenlerin, bu muaflıktan yararlanamayacakları öngörülmüştür.

Buna göre, yiyecek, giyecek ve bakkaliye maddelerinin satışını ilgili belediyelerden yer tahsis edilmeksizin ve mutat meslek haline getirmeden yapanların, Gelir Vergisi Kanununun 48 inci maddesinin 1 ve 2 numaralı bentlerinde belirtilen yıllık alış ve satış haddinin yarısını aşmamak kaydıyla, esnaf muaflığından yararlandırılmaları gerekmektedir.

Esnaf muaflığından yararlanan bu kimseler de 95/6430 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı kapsamına girmeyeceklerdir.

c) Mutat Meslek Olarak Pazar Takibi Suretiyle Emtia Alım-Satımı Yapanlar:

Yukarıda belirtilen kimseler dışında kalan ve belediyelerden yer tahsis edilmek suretiyle sürekli olarak ve mutat meslek halinde, pazar takibi suretiyle emtia alım-satımı yapanların ise 183 seri no’lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinde açıklandığı üzere 01.051995 tarihinden itibaren gerçek usulde vergilendirilmeleri gerekmektedir.

2) Motorlu Taşıtların Her Türlü Bakım ve Onarımı İle Uğraşanlar:

95/6430 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile motorlu taşıtların her türlü bakım ve onarımını yapanlar, 01.05.1995 tarihinden itibaren gerçek usulde vergilendirme kapsamına alınmıştır.

Bu mükelleflerle ilgili olarak Bakanlığımıza intikal eden olaylardan, bazı mükelleflerin motorlu araçların bakım ve onarımını, kendi işletmelerine ait yedek parça veya diğer malzemeleri kullanmak suretiyle yaptıkları, bazı mükelleflerin ise bakım ve onarım işini, yedek parça ve diğer malzemeyi müşterinin getirmesi suretiyle sadece işçilik şeklinde yaptıkları, bu mükelleflerden hangilerinin gerçek usule alınacağı konusunda tereddütlerin doğduğu anlaşılmıştır.

Buna göre, 95/6430 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı kapsamına, motorlu taşıtların bakım ve onarımını, kendi işletmelerinde bulunan yedek parça veya diğer malzemeleri kullanmak suretiyle yapan mükellefler girecektir.

Diğer bir ifade ile sözkonusu Bakanlar Kurulu Kararı kapsamına, yedek parça ve malzeme müşteriye ait olarak, sadece işçilik almak suretiyle motorlu taşıtların bakım ve onarım işiyle uğraşan mükellefler girmeyecektir.

3) Seyyar Olarak Köfte, Ciğer, Kokoreç ve Benzeri Yiyecek Maddesi
Satanlar:

183 seri no’lu Gelir Vergisi Genel Tebliği’nin “5/e” Bölümünde, “Lokanta ve Benzeri Hizmet İşletmelerini İşletenler”den hangilerinin 01.05.1995’den itibaren gerçek usule alındığı açıklanmıştır.

Bakanlığımıza intikal eden olaylardan; tatlı, börek, köfte, ciğer, kokoreç, sandviç, şıra, turşu ve benzeri gıda maddelerini bir işyeri açmaksızın seyyar olarak satanlarla, sözkonusu yiyecek ve içecek maddelerini işyerlerinde servis yapmaksızın satanların da gerçek usule alınıp alınamayacağı konusunda tereddütlerin olduğu anlaşılmıştır.

183 seri no’lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinin “5/e” Bölümünde açıklanan, sözkonusu maddeleri kendi işletmelerinde servis yapmak suretiyle satanların, 95/6430 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı kapsamında değerlendirilerek 01.05.1995 tarihinden itibaren gerçek usule alınacağı açıklanmıştır.



Buna göre, tatlı, börek, köfte, ciğer, kokoreç, sandviç, şıra, turşu ve benzeri maddeleri, bir işyeri açmaksızın seyyar olarak satanlarla bu gibi maddeleri kendi işyerinde yaygın olarak servis yapmadan satan mükelleflerin ise götürü usulde vergilendirilmesine devam edileceği tabiidir.

4) İşyeri Değiştiren Mükelleflerde Esas Alınacak Emlak Vergi Değeri İle Yıllık
Kira Bedeli:

Bakanlığımıza intikal eden olaylardan, bazı mükelleflerin faaliyete bulundukları işyerlerini değiştirerek, başka bir işyerinde aynı veya farklı neviden iş yaptıkları, yeni taşındıkları işyeri bakımından götürü usule tabi olmaya ilişkin şartları topluca taşıdıkları, ancak eski işyerleri bakımından işyeri emlak vergi değeri veya işyeri emlak vergi değerinin belli olmaması halinde dikkate alınan işyeri yıllık kira tutarı şartını ihlal edenlerin, götürü vergilendirme usulünden yararlandırılıp yararlandırılmayacakları konusunda tereddütlerin doğduğu anlaşılmıştır.

Gelir Vergisi Kanununun 50 nci maddesinin birinci fıkrasında, “Götürü usule tabi olmanın şartlarından herhangi birini takvim yılı içinde kaybedenler, ertesi takvim yılı başından itibaren gerçek usulde vergilendirilirler...” denilmiştir.

Bu hükme göre, takvim yılı içinde işyeri emlak vergi değeri veya bunu belli olmaması halinde dikkate alınan işyerinin yıllık kira tutarı şartını ihlal edenler, ertesi takvim yılı başından itibaren gerçek usule geçeceklerdir.

Takvim yılı içinde işyerinin emlak vergi değerini veya işyerinin yıllık kira tutarı şartını ihlal etmekle birlikte, işyerini değiştirmek suretiyle yeni bir işyerine taşınan mükellefler yeni işyerinde, 31 Aralık tarihi itibariyle götürü usule tabi olmaya ilişkin şartları topluca taşımaları kaydıyla, ertesi takvim yılında da götürü usulden yararlanmaya devam edeceklerdir.

Bilgi edinilmesini ve yukarıda belirtilen hususlara titizlikle uyulması konusunda gereğini rica ederim.
  İsmet ATTİLA
Maliye Bakanı
 
Ücretsiz üyelik
Şifremi Unuttum
USD 6,826
Euro 7,5907
Üfe & Tüfe Oranlarını görmek için aşağıdaki excel ikonuna tıklayınız.

*Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verileridir.​

ÜFE & TÜFE
Endeks Arşivi

Excel Dokümanı
     
  Copyright ® 2013 Esenlik Yeminli Mali Müşavirlik Ltd. Şti. Web Tasarımı